Nokta Mutasyon

Tümör süpressör genler (TSG) farklı yollarla inaktive olmalarına rağmen en sık gözlenen inaktivasyon mekanizması genlerde meydana gelen mutasyonlardır. TSG içerisinde yeralan P53, BRCA1, MSH2, PTEN, NF1 ve NF2 gibi genler mutasyonlar sonrasında inaktive olurlar. Bununla birlikte; BRCA2, MLH1, APC ve RB1 gibi genler ise hem mutasyon hem de metilasyon değişiklikleri sonrasında inaktivasyona uğrayabilirler.

TSG'in inaktive olması için hücre içerisinde bulunan bir genin her 2 kopyasının (allel) fonksiyon dışı kalması gereklidir. Yaşam içerisinde her iki allel mutasyona uğrayarak kanser gelişimi gözlenebilir. Ancak bu çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Genellikle ilk mutasyon ailesel olarak sonraki nesillere aktarılır. Mutasyonu taşıyan kişiler ise tüm hücrelerinde bu değişikleri taşırlar. Diğer bir deyişle tüm hücrelerinde etkilenen genin bir alleli inaktif olarak bulunur. Yaşam sırasında somatik (vücut) hücrelerde aynı genin diğer allelinde meydana gelen ikinci bir mutasyon sonrasında sağlam allel de inaktive olur ve hücre çoğalması üzerindeki süpressör etki ortadan kalkarak hücrenin bulunduğu doku bölgesine spesifik kanser gelişimi gözlenir.

Bazı olgularda; ilginç olarak, farklı 2 inaktivasyon mekanizması birlikte görülebilmektedir. Başlangıçta mutasyon ile bir allelin inaktivasyonu ve sonrasında da hipermetilasyon ile ikinci allelin inaktif olması tümör süpressör etkinin tamamen ortadan kalkmasına neden olabilir.